GÖRDÜKLERİNİZE ASLA İNANMAYIN !!!
Tarih: 26 Ocak 2018
|
, , ,

Gördüğünüze inanmayın. Gözleriniz sizi yanıltıyor. Aslında gözleriniz değil beyniniz sizi yanıltıyor.

Gözlerimiz sürekli olarak dışarıdan gelen görsel bilgiye maruz kalıyor, milyonlarca renk, yazı, bitmez tükenmez hareketlilik. Bu kadar fazla bilgiyi beynimiz nasıl işliyor ve gördüklerimiz bizi niye yormuyor?

Jason Fischer ve David Whitney yaptıkları bir araştırmada beynimizin görselleri zaman içinde yumuşattığını, görünmez kıldığını keşfettiler. Beynimiz gördüklerini 15 saniyeye kadar geciktirebiliyor. Bu görüntünün doğruluğunun azalmasına karşın gördüklerimizin daha durgun ve kararlı olmasını sağlıyor.

“Şu anda gördükleriniz tam bu anı değil geçmiş 10 -1 5 saniyede gördüklerinizin bir ortalamasını yansıtıyor” diye belirtiyor, MIT Nörobilimcisi Jason Fischer.

Araştırmanın detaylarına https://www.nature.com/articles/nn.3689 adresinden ulaşmak mümkün.

Araştırmada deneklere tekrarlayan kartlar gelişigüzel sıralamada gösterilmiş ve kartlardaki desenlerin yönlerinin önceki gösterilen kartlardan etkilendikleri ortaya çıkmış. 15 saniyeye kadar önce gördükleri desenlerin yönlerini şu anda gördükleri kartlarda gördüklerini söylemişler.

Bilim insanları beynin bu davranışının çevremizi algılarken gerekli gördüğümüz, dikkat çeken görüntülerin daha öne çıkmasını, gereksiz, tehlike arz etmeyen görüntülerin ise süzülerek algıyı sadeleştirmek ve keskinleştirmek için olduğunu düşünüyorlar.

Bütün bu bilgilerin biz nöropazarlamacılar için çok önemli bir anlamı var. Nöropazarlama çalışmaları sırasında tüketicilerin gördüklerinin etkisini anlamak, bıraktığı tortuyu doğru değerlendirmek gerekli. Tüketici seyrettiği bir reklam filmini bizim gördüğümüz gibi algılamıyor olabilir. Ya da bir ürünün ambalajını, bir posteri farklı şekilde görüyor olabilir. O yüzden yapılan nörotestlerde algının ne yönde değiştiğine, reklam filminin o marka algısında ne tür değişikliklere yol açtığına bakmak gerekiyor. İyi bir iletişim tasarımında görülmesini istediğimiz görsellerin, yazıların ya da ürünlerin dikkat çekici, önem verilen ve hatırlanabilen olmasına çalışmamız işte beynimizin süzgecine takılmasını ve hafızaya alınmasını sağlamak için.

0 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir